13.11.2015

CNN sansür etti, izleyicileri Rusya Today sunucusu Anissa Naouai’nin Christian Amanpour’un “tarafsız” gazeteciliğini sorguladığı bu programı göremediler.

Russia Today televizyonu anahaber sunucusu Anissa Naouai,  Rus devlet televizyonunu taraflı olmakla (biased) suçlayan Christian Amanpour’un eşi James Rubin’in ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü olduğunu hatırlattı, Amanpour’u 15 yıl boyunca Bakanlığın politikalarını destekleyen haberler yapmakla suçladı.

Anissa Naouai, New York bir Amerikalı. 2001’de New York Üniversitesinde başladığı eğitimini  2005’de Moskova Sanat Tiyatrosu Okulunda tamamlıyor. Okulun dünyaca ünlü müdürü Oleg Tabakov’un (1935) öğrencisi. Halen Moskova’da yaşıyor.  İngilizce yayın yapan Russia Today tv. kanalında “In the Now” isimli haber programını sunuyor.

Christiana Amanpour’un geçen Aralık’ta “Amanpour” isimli kendi programına konuk ettiği Anissa Naounai’yi çileden çıkaran sorusu şöyle: “Russia Today  ve devlet-himayesindeki diğer medyanın Batı’da haksız muamele gördüklerine inanan hükümetiniz ve devlet başkanınızın (Vladimir Putin) kötü imajlarını düzeltmek için özellikle dizayn edildikleri şeklinde bir izlenim ediniyor musun?”

Naouai’nin cevabı, Ortadoğu hükümetlerinin kaynakladıkları belgeselleri sahici “haberler”miş gibi sunan Amerikan televizyonları varken, RT gibi devlet televizyonlarının “dizayn edilmiş” olmalarından bahsedilemeyeceği, “Amerikan kanallarının meşru haber kisvesine büründürülmüş propoganda filmlerini para karşılığı yayınlıyor olmalarının utanç verici olduğu.”

Ve gerisi:

Amanpour:  Yani, sen /bunu/ bana mı söylüyorsun?

Naouai: Evet. Kesinlikle sana söylüyorum. Başka kime söyleyebilirim?

Amanpour:  Bana mı söylüyorsun?

Naouai: Kesinlikle.

Amanpour:  Şaka yapıyor olmalısın…

Naouai: “15 yılı aşkın bir süredir, Yugoslavya ile başladın, Suriye’e derinliklerine kadar Dışişleri Bakanlığının çizgisini destekledin. Şimdi de aynı şeyi Ukrayna için yapıyorsun. Kesinlikle sana söylüyorum.”

Amanpour:  Aman, tanrım. Benim Suriye raporlarımdan hiç birini gördün mü? Bir tekini olsun gördün mü?

Naouai: Senin pek çok raporunu gördüm, Birleşik Devletler hükümetini ve politikalarını sorguladığın tek bir rapora rastlamadım Ve biz, Rusya propogandası yapanlar, FSA’ya  (Free Syrian Army-Özgür Suriye Ordusu) giden silahları, el-Nusra’ya ve diğer birliklere giden silâhları sorguluyoruz. Şimdi de ISIS var.

Amanpour:  Anissa, şimdi ben gerçekten – dinle, seni bu programa davet ettim – seni bu programa yetişkin bir tartışma yapalım diye davet ettim.

Naouai: Kesinlikle. Ama senin izleyicinin bunun ayrımında olmalı, Chistiane. Senin seyircin bunun ayrımında olmalı. Bunu onlara ifşa etmelisin.

Amanpour:  Ve ben senin geri gidip ve… Oh, yes. Onlar bunun farkında, farkında oldukları içindir ki çok uzun zamandır beni seyrediyorlar. Ama dinle beni, senin cidden…

Naouai: Farkında olmalarına sevinirim. Ve eminim ki James Rubin kimdir biliyorlar. Seni Yugoslavya’da çalışırken gördüklerinden de eminim.

James Rubin, Christian Amanpour’un eşi,  Bush yönetiminin “en itibarlı Müslümanı” Zalmay Halilzad’ın  Columbia Üniversitesinden öğrencisi.  "ABD ve uluslararası güçler, Bağımsız Kürdistan’ı tanımaya hazır olmalı!"  Bkz., Arşiv.


Amanpour: … araştırma ve eğitim için, geri gitmeni, benim Yugoslavya hakkındaki, Suriye hakkındaki çalışmalarımı Birleşik Devletlerin politikasıyla karşılaştırmanı /isterim/ geri gidip beni neyin harekete geçirdiğini ve harekete geçirenin Başkan Clinton’la bir ileri bir geri, Bosna ve Yugoslavya politikasına meydan okumak… So, Anissa, dinle, sana saygım var, fakat bunu bana yapmaman gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten, niye sen, hem de bu yayında ve bu uydu linkinde. Ve hatalısın. Ve seni geri gitmeye davet ediyorum…

Naouai: Öyle ya, kim ne cesaretle CNN’e sponsorlarının kim olduklarını, hangi hükümetlerle çalıştığını sorabilir!

Amanpour: No! No!

Naouai: Kim CNN’e çıkıp da bunu söylemeye cüret edebilir!

Amanpour:  No! Hey, afedersin! No, no, no! Sen ne söylemek istediysen söyledin. Sorun senin meseleyi şahsileştirmende, (“you become ad hominem to me”)  çünkü bunu bilgi temelinde yapmıyorsun.

Naouai:  Öyleyse, bırak buna senin izleyicilerin karar versinler, Christiane.  Bu tartışmadan çıkmanın en adil yolu bu.

Amanpour:  Sen onu yapıyorsun (şahsileştiriyorsun) – niye öyle yaptığını bilmiyorum ama yapıyorsun. Ama bilgi temelinde yapmıyorsun.

Naouai: Bırak, izleyicilerin karar versin. Geri dönüp, Yugoslavya’daki işine baksınlar.

Amanpour:  Ne dedin sen?

Naouai: İzleyicilerin karar versin. Geri gitsinler, Yugoslavya’daki işine baksınlar bakalım Dışişleri Bakanlığı çizgisiyle birebir örtüşmüyor mu.

Amanpour : Bak sana ne diyeceğim. Sen git ve Başkan Clinton’la /yaptığım/ söyleşiyi gör. /Bunu yaparsan/ seçme imkânın olacak, çünkü benim bunu yayınlamayacağımdan emin olabilirsin Anissa. Bu bir kişisel saldırı.

Naouai: O söyleşiyi çok iyi biliyorum. Çok iyi biliyorum, Christiane, sen savaş çığırtkanlığı yapıyordun (“you were propogating war”)
Amanpour : Sen…Kesinlikle. İyi.

Naouai:  Aslında Bill Clinton’u savaşa girmeye teşvik ediyordun.

Amanpour :  Oh, Bill Clinton’un istediği buydu, öyle mi?

Naouai:  Bill Clinton’un ne istediğini bilmiyorum. Bir gazeteci olarak senin işinden bahsediyorum.

Amanpour :  Anissa, hadi ama, neden bahsettiğini anlamıyorum, bebeğim (“you have lost me babe”)  Çok teşekkür ederim.

Gerçekten de çok teşekkür ederim. Çok makbule geçti. Üzgünüm, yetişkin bir söyleşi yapabileceğimizi düşünmüştüm. Ama yapamıyoruz. Çok teşekkür ederim. Pekalâ. Şimdi sana teşekkür ediyor-muş gibi yapmak zorundayım. Anissa… bana katıldığın için gerçekten çok teşekkür ederim.”

CNN bu programı Anissa Naouai’yi keserek yayınladı. Yukardaki diyalog, Rusya Today televizyonun yayınladığı yazılı dökümden (transcript).  Naouai’nin konuya ilişkin İngilizce demeci  https://www.youtube.com/watch?v=g1SUQ1qtdb0 adresinden izlenebilir.

Günün sorusu:  Anissa Naouai’nin kendisi de Amerikalı olmasaydı, böyle bir yüzleşme yaşanabilir miydi?